MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi delâleti ile ve Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi gereğince on iki-on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun cezai sorumluluğunun olabilmesi için işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunması gerektiği, yine bu yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında mahkemece sosyal inceleme raporu aldırılmasının zorunlu olduğu, alınan bu rapor içeriği ve mahkemece yapılan gözlem sonucu suça sürüklenen çocuğun işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdirinin münhasıran mahkemeye ait olduğu, hakimin bu raporla ve yapmış olduğu gözlem sonucu kanaat sahibi olamaması durumunda, Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/4. maddesine göre adli tıp uzmanı, psikiyatrist ya da zorunlu hallerde uzman hekimden görüş de alabileceğinin hüküm altına alınmasına rağmen, suça sürüklenen çocuk hakkında, sadece çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden 24.05.2010 tarihli tek psikiyatri uzmanınca düzenlenen rapor ve sosyal inceleme raporu aldırılıp, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden doktor raporu ile sosyal inceleme raporu aldırılmadan ve gerekçeli kararda suça sürüklenen çocuğun işlediği suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğine ne şekilde sahip olduğu hususu tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy