Sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan yapılan yargılama sonunda atılı suçtan beraatine dair Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.04.2011 gün ve 2011/53 Esas, 2011/52 Karar sayılı hükmün katılan mağdure vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 17.12.2013 gün ve 2012/2180 Esas, 2013/13410 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulması yönündeki kararı ile ilgili olarak ilk derece mahkemesince verilen 19.11.2014 gün ve 2014/24 Esas, 2014/228 sayılı direnme kararının katılan mağdure vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairede inceleme sırası bekleyen dosya ile ilgili olarak, 02.12.2016 günlü, 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24.11.2016 günlü, 6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. maddenin iki ve üçüncü bentlerine istinaden direnme kararıyla ilgili yapılan değerlendirmede gereği düşünüldü:
İlk derece mahkemesince kurulan 19.11.2014 gün ve 2014/24 Esas, 2014/228 Karar sayılı direnme ilamında belirtilen gerekçeler yerinde görüldüğünden, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan direnme hükmünün ONANMASINA, 21.03.2018 tarihinde üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin bozma kararındaki gibi, iffetini ortaya koyarak sanığa iftira atmasını gerektirecek herhangi bir neden bulunmayan mağdurenin olayı sıcağı sıcağına kolluğa başvurarak ihbar etmesiyle başlatılan soruşturma üzerine aşamalardaki özünde istikrarlı anlatımları, bu beyanları destekleyen tanıklar ... ve ...'nın ifadeleri ile tüm dosya içeriğine göre; olay günü sanığın işyerinde çalışan mağdurenin işyerinin mutfak kısmında etleri süzdüğü sırada bir kısım etleri dökmesi üzerine bunu gören sanığın mağdurenin yanına gelerek ona "sana bir daha kızıp bağırmayacağım, ama sen de beni memnun edeceksin, bu konuşmalarımız aramızda kalacak, seni kollayacağım, seni sürekli işyerinde çalıştıracağım" şeklinde sözler söyleyerek sağ kolunun dirsek kısmını mağdurenin sol göğsüne oval olarak sürtmesi şeklinde sübut bulan olayda, sanığın üzerine atılı cinsel istismar suçundan TCK.nın 103/1 ve 3. maddeleri uyarınca mahkûmiyeti gerektiği ve bu itibarla yerel mahkemenin kararının bozulması kanaatiyle sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy