MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma
HÜKÜM: Reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan mahkumiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
15.11.2011 tarihli karar ile sanık hakkında atılı suçtan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl denetim süresine tâbi tutulmasına karar verildiği, anılan kararın 23.11.2011 günü kesinleşmesinden sonra 28.11.2013 tarihinde kasıtlı yeni bir suçun işlendiği ve bu suçtan mahkûmiyetin kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihten ikinci suçun işlendiği güne kadar dava zamanaşımının iki yıl beş gün süreyle durduğu, sanığın işlediği reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçunun 765 sayılı TCK'nın 430/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4, 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave dava zamanaşımına tâbi olup duran zamanaşımı süresinin çıkartılmasından sonra suç tarihi ile karar tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 18.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.