MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM: Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkumiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelendi;
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının her aşamada ilgili kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu, Bakanlık vekili tarafından sunulan temyiz istemli dilekçede de hüküm temyiz edilerek katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, anılan madde gözetilerek 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının katılan ve vekilinin de katılan Bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede gereği düşünüldü:
TCK.nın 63. maddesinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20.09.2018 tarihinde üyeler ... ve ...'ın karşı oyları ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Mağdur, kendisiyle aynı yaştak...un evine gittiğinde,...’un ağabeyi olan sanıkla birlikte saklambaç oynadıklarını ve bu sırada sanığın cinsel organını anüsüne soktuğunu iddia etmiş, bu kabulle açılan dava sonunda mahkeme, ilk kararında nitelikli cinsel istismar suçundan mahkumiyet kararı vermiş bu kararın Daremizce “organ sokma durumunun şüphede kaldığı” gerekçesiyle bozulması üzerine, bu kez çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkumiyet kararı tesis edilmiştir.
Mağdur C. Savcılığındaki beyanında; saklambaç oynadıkları sırada sanık ile misafir odasına gittiklerini, koltuğun arkasında sanığın organını anüsüne sokmaya çalıştığını söylemiş mahkemede ise, bu beyanından tamamen ayrılarak saklambaç oynadıkları gün istismar olayının olmadığını, iddianameyede konu edilmeyen daha önceden hiç anlatmadığı yeni pek çok nitelikli istismardan bahsetmiştir. Mahkeme, huzurundaki bu beyana rağmen, mağdurun ilk ifadesini kabul eder şekilde mahkumiyet kararı vermiştir.
Mağdurenin birbirinden tamamen farklı soyut beyanları bir yana, alınan genital raporunda herhangi bir bulguya rastlanmadığı belirtilmiştir. Bütün bunlara rağmen mahkeme, saklambaç oynadıklarını tanık Fatmanur’un da doğruladığı gerekçesiyle, huzurda aldığı beyandan tümden farklı olan mağdurun soruşturma ifadesine dayanarak mahkumiyet kararı vermiştir.
Mağdurun çelişki içeren soyut beyanı dışında herhangi bir delille desteklenmeyen suçla ilgili olarak verilen mahkumiyet kararının beraat yönünde bozulması kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun onama yönündeki kararına katılmamaktayız.