Sanıklar ..., ... ile suça sürüklenen çocuklar ..., ... haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yapılan yargılama sonucunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.10.2015 gün ve 2015/115 Esas, 2015/373 Karar sayılı hükümlerin sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 14.11.2016 gün ve 2016/10042 Esas, 2016/7746 Karar sayılı ilamı ile hükümlerin bozulması yönündeki kararıyla ilgili olarak ilk derece mahkemesince direnme kararı verilerek kurulan 22.03.2017 gün ve 2016/499 Esas, 2017/108 Karar sayılı hükümlerin sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi ve sanıklar müdafilerince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesinin ardından, Dairemizde inceleme sırası bekleyen dosya ile ilgili olarak 02.12.2016 günlü, 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24.11.2016 günlü, 6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. maddenin iki ve üçüncü bentlerine istinaden belirlenen tarihte sanıklar müdafilerinin yerinde görülen taleplerine istinaden duruşmalı yapılan incelemede, bozma ilamı sonrasında mahkemece verilen 22.03.2017 tarihli ikinci hükümde önceki hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçe de gösterilmesi karşısında, kararın direnme olmayıp yeni hüküm niteliği taşıdığı anlaşılmakla gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk ...'ın kayden 05.06.1998, suça sürüklenen çocuk ...'in de 08.04.1998 doğumlu oldukları ve bozma sonrası yapılan yargılama tarihi itibariyle onsekiz yaşını ikmal etmeleri nedeniyle duruşmaların açık yapılması gerektiği gözetilmeksizin, hükümlerin kurulduğu 22.03.2017 günlü celsenin kapalı yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 182 ve devamı maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ile suça sürüklenen çocuklar müdafileri ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ile sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden, esası incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.