MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (iki kez), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (iki kez)
HÜKÜM : Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan (iki kez) mahkûmiyeti ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (iki kez) beraatine dair Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.04.2017 gün ve 2017/191 Esas, 2017/168 Karar sayılı hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Gerçekleştirilen yargılama sonucunda sanığın atılı suçtan beraatine dair ilk derece mahkemesince verilen hükümlerle ilgili yapılan başvuru üzerine istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hüküm katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure ... vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, müsnet suçu düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 109/2. maddesinde yer alan hapis cezasının üst sınırının on yıldan az olması ve 5271 sayılı CMK'nın 286/2-f. maddesine göre üst sınırı on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hükümlerin kesin olup temyiz edilememesi karşısında, vaki temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında zabıt katibinin ıslak imzası ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinde yapılan kontrole göre elektronik imzasının bulunmadığının gözetilmemesi,
Sanığa 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince tayin edilen müdafiin ilk derece mahkemesi kararının tefhiminden sonra 28.04.2017 tarihli süre tutum dilekçesini vermesinin ardından sanığın vekaletname tanzimi suretiyle Avukat ...'ı müdafii tayin ettiği ve vekaletin sunulduğu 02.05.2017 tarihi itibariyle zorunlu müdafiin görevinin sona ermekle birlikte henüz gerekçeli karar tebliğ edilmeden 08.05.2017 günü vekaletnameli müdafiin de vekillikten çekilme dilekçesi sunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı suçu düzenleyen kanun maddesindeki cezanın üst sınırı dikkate alınarak yeni müdafii tayin edilip gerekçeli kararın müdafiye tebliği gerektiği gözetilmeden, sanığa yapılan tebligatla yetinilerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle istinaf incelemesinin yapılması,
Kayden 04.02.2004 doğumlu olup suç ve hüküm tarihlerinde on beş yaşını tamamlamayan mağdure ...'ün velayet hakkına sahip babasının aynı zamanda kamu davasının sanığı olması karşısında, aralarında menfaat çatışması bulunduğu anlaşıldığından, mağdureyi bu dosyada temsil etmesi hususunda temsil kayyımı tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Katılan mağdure ... vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına yönelik 02.05.2017 tarihli istinaf talebinin Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirme dışı bırakılması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafii, katılan mağdure ... vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 17.07.2017 gün ve 2017/1630 Esas, 2017/1413 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair esası incelenmeyen hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, 05.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.