MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.12.2016 gün ve 2015/392 Esas, 2016/376 Karar sayılı hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm ile temyiz isteminin reddine dair Ek kararın sanık ... müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi ve sanık müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, belirlenen tarihte sanık müdafiin yerinde görülen talebine istinaden duruşmalı yapılan incelemede gereği düşünüldü:
Sanık müdafiin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin temyiz isteminin reddine dair Ek kararın incelenmesinde;
Gerekçesi gösterilmek suretiyle temyiz isteminin reddine dair verilen Ek karar usul ve kanuna uygun olduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Ek kararın ONANMASINA,
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulunca düzenlenen 11.11.2015 tarihli raporda "mağdurede hafif derecede zeka geriliği saptandığı, mevcut zeka geriliği nedeniyle olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı ve fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olmadığının” bildirilmesine karşın anılan rapor içeriğinde mağdurenin beyanlarına itibar edilip edilemeyeceğine dair bilgi bulunmadığı ve dosya kapsamına göre cinsel saldırı suçunun nitelikli halinin gerçekleşip gerçekleşmediğine dair mağdure beyanından başkaca delil bulunmayıp bu hususta mağdurenin ifadeleri ile sanık savunmalarının da çeliştiği nazara alınarak, mağdurenin beyanlarına itibar edilip edilemeyeceğine dair açıklayıcı ek rapor aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken, mevcut sübuta ilişkin deliller ile dosya içeriğinin çelişmesi sonucunu doğuracak şekilde 5271 sayılı CMK'nın 230/1-b. maddesine uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle hüküm kurulması neticesinde aynı Kanunun 289/1-g. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ile müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları ile sanık müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 30.05.2017 gün ve 2017/1294 Esas, 2017/1111 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, 21.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy