MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ: Çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Sanığın atılı suçlardan mahkûmiyetine dair İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.11.2016 gün ve 2016/200 Esas, 2016/408 Karar sayılı hükümlere yönelik istinaf başvurusunun çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden kabulü ile hükmün bozulmasına
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının her aşamada ilgili kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu, Bakanlık vekili tarafından sunulan katılma ve temyiz istemli dilekçede de katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, anılan madde hükmü de gözetilerek 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının katılan, Avukat ...'nun ise katılan Bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına, ayrıca sanık müdafii temyiz dilekçesinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan bozma kararını da temyiz etmişse de, anılan bozma kararının mahiyeti itibariyle 5271 sayılı CMK'nın 286/1, 298. maddeleri gereğince temyiz incelemesine konu edilemeyeceği anlaşılmakla, anılan hükme ilişkin temyiz isteminin reddiyle, incelemenin çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Eylemleri gerçekleştirdiği tarihte mağdurenin kullandığı servis aracının şoförü olup mağdure üzerinde bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan sanık hakkında ilk derece mahkemesince TCK'nın 103/3-d. maddesinin uygulanması gerekirken, 5271 sayılı CMK'nın 226/2. maddesine aykırı olarak ek savunma hakkı da verilmeksizin aynı Kanunun 103/3-e. maddesinin tatbik edilmesi karşısında, vaki istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 28.02.2017 gün ve 2017/478 Esas, 2017/480 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2-4. madde ve fıkraları gereğince BOZULMASINA, 14.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.