MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanıklar), tehdit (sanıklar Süleyman ve Salih), hakaret (sanık ...)
HÜKÜM: Sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (ikişer kez) mahkumiyetlerine, sanıklar Süleyman ile Salih'in tehdit eylemleri şantaj kabul edilerek bu suçtan ve sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık ... hakkında hakaret ve şantaj, sanık ... hakkında ise şantaj suçlarından dolayı 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesine göre verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tâbi olup temyizi mümkün bulunmadığından ve bu karara yönelik temyiz istemleri aynı Kanunun 264. maddesi hükmüne göre itiraz kabul edilip bu hususta gerekli kararın mahallinde merciince verilmesi gerektiğinden, incelemenin sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra evrak tetkik edildi.
Hükmedilen ceza miktarları nazara alındığında sanık ... ile sanıklar müdafiin duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ...'ın adli sicil kaydında görünen mahkumiyet ilamı incelenerek tekerrüre esas alınıp alınamayacağının araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından ve sanık ... hakkında hüküm kurulduğu sırada, eylemi alt soyuna karşı gerçekleştirmesi nedeniyle arttırım yapılırken uygulama maddesinin TCK'nın 109/3-e yerine 109/3-a olarak gösterilmesi ise mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edildiğinden bozma nedeni
yapılmamış ve hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin eleştiriler dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıklar ile müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 19.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.