Suça sürüklenen çocuk ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yapılan yargılama sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04.04.2013 gün ve 2011/128 Esas, 2013/159 Karar sayılı hükümlerin suça sürüklenen çocuk müdafiin temyizi üzerine, Dairemizin 26.11.2013 gün ve 2013/7372 Esas, 2013/12201 Karar sayılı ilamı ile onama yönündeki kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2018 günlü KD - 2018/39520 sayılı itiraznamesiyle 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin iki ve üçüncü fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine dosya Daireye gönderilmekle incelendi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizin 26.11.2013 gün ve 2013/7372 Esas, 2013/12201 sayılı onama kararının 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı ...nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkraları uyarınca KALDIRILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk ...'a 5271 sayılı Kanunun 150/2. maddesi uyarınca baroca görevlendirilen müdafiye ödenen avukatlık ücretinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline karar verilmiş ise de; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesinde şüpheli veya sanığın “müdafii tutmak için mali olanaklardan yoksun bulunması ve adaletin selametinin de gerektirmesi halinde, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın yardımından ücret ödemeksizin yararlanabilme hakkının bulunduğunun açıklandığı, iç hukukumuzda ve tarafı bulunduğumuz sözleşmede mevcut bu ilkeler karşısında, AİHS’nin temel hakka ilişkin hüküm içeren 6. maddesinin, iç hukukumuzda aynı konuda kanun ve yönetmeliklerle getirilen ve yukarıda işaret edilen düzenlemelere nazaran öncelikle uygulanması gerektiğinden, yaşı itibariyle istemi aranmaksızın kendisine müdafii görevlendirilen ve dosyadaki bilgilerden yeterli mali geliri bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuğa müdafilik ücreti yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki yargılama giderlerine ilişkin bölümde yer alan “Katılana baro tarafından görevlendirilen avukata ödenen 533,00 TL ve sanığa baro tarafından görevlendirilen müdafiiye ödenen 533,00 TL olmak üzere toplam 1.066,00 TL vekalet ücretinin...” ibaresinin çıkartılarak yerine "Katılana baro tarafından görevlendirilen avukata ödenen 533,00 TL vekalet ücretinin..." ibaresinin yazılıp sonraki paragrafa “Suça sürüklenen çocuk için belirlenen 533,00 TL zorunlu müdafii ücretinin 5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yüklenmesine...” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.