MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanıklar); hakaret, kasten yaralama (sanıklar ... ve ...)
HÜKÜM : Sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sanık ...'nın ayrıca hakaret suçlarından beraatlerine; sanık ...'in kasten yaralama ve hakaret suçlarından mahkûmiyeti ile sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil kararlardan olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve anılan karara yönelik temyiz istemi CMK'nın 264. maddesi hükmüne göre itiraz niteliğinde kabul edilip bu hususta gerekli kararın mahallinde merciince verilmesi gerektiği anlaşıldığından, incelemenin sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve sanık ... hakkında ayrıca hakaret suçundan verilen beraat kararları ile sanık ... hakkında kasten yaralama, hakaret suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3.000 TL’ye kadar (3.000 TL dahil) adli para cezaları kesin nitelikte olup, sanık ... hakkında kasten yaralama, hakaret suçlarından doğrudan verilen para cezalarının miktarları itibariyle kesin olmasından dolayı temyizi mümkün bulunmadığından, katılan vekilinin anılan hükümlere yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Sanıkların savunmaları, katılan beyanı, adli muayene raporu içeriği, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, katılanla aralarında iş konusunda uyuşmazlık bulunan sanıkların, olay günü tanık beyanlarında da geçtiği üzere kahveden çağırdıkları katılanın gelip araca binmesinin ardından onu dere yatağına götürüp zorla alıkoyarak darp ettikleri anlaşıldığından, mevcut haliyle olayda sanıkların cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri nazara alınarak eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 109/2, 109/3-b. maddeleri gereğince mahkûmiyetleri yerine oluşa uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle beraatlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy