MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen kısmen re’sen de temyize tabi hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Dairemizin 03.10.2013 gün ve 2013/4064 Esas, 2013/10058 Karar ile 20.05.2015 gün ve 2015/1352 Esas, 2015/6598 Karar sayılı ve itiraz üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulununca verilen 29.11.2016 gün ve 2016/14 -755 Esas, 2016/454 Karar sayılı ilamlarda kabul edildiği üzere, on altı yaşı içerisinde bulunan mağdurenin, 20.10.2008 tarihinde sanıkla buluşarak birlikte gittikleri İzmir ve İstanbul’da bir süre kaldıktan sonra...da ev tutup beraber yaşamaya başladıkları, sanıkla mağdurenin birlikte kaldıkları süreçte tehdit, cebir, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olmaksızın çok sayıda cinsel ilişkiye girdikleri ve başlatılan soruşturma neticesinde 03.12.2008 günü birlikte yaşadıkları evde yakalandıkları olayda, sanığın aşamalardaki mağdurenin zeka geriliği bulunduğunu bilmediğine dair savunması, mağdure beyanları, hakkında tanzim edilen rapor ve görüş içeriklerinden mağduredeki zeka geriliğinin tıp ve psikoloji eğitimi almış kişiler ile yargılama aşamasında mahkeme heyeti tarafından dahi uzun süre anlaşılamamış olması, bozma öncesi ve sonrasında dinlenen ve mağdurenin okuduğu liseden samimi arkadaşlarını da kapsayan tanık beyanlarında, mağdurede zeka geriliği bulunduğuna ve bu durumun sanık tarafından bilindiğine dair anlatımda bulunulmaması karşısında, katılanın mağdurdaki akıl zayıflığını sanığa söylediğine dair anlatımına tek başına itibar edilemeyeceği bu nedenle sanığın, mağduredeki zeka geriliğini bildiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümleri nazara alınarak eylemlerin aynı Kanunun 104 ve 234/3. maddelerinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kendisini vekaletnameli vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafisi ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy