MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Cinsel saldırı suçundan mahkumiyet, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi.
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan dolayı mahkemece 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve sanık müdafisinin anılan karara yönelik temyiz istemi CMK'nın 264. maddesi hükmüne göre itiraz kabul edilip esasen bu hususta merciince değerlendirme yapıldığı anlaşıldığından, incelemenin cinsel saldırı suçundan kurulan hükümle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın olay günü sarılarak öpmek istediği mağdurenin kendisini ittirerek öpmesine müsaade etmeyip "yapma bırak seni eşime söylerim" demesi üzerine evden ayrılması şeklindeki eyleminin ani ve kesintili şekilde gerçekleşip, süreklilik arz etmemesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı, mevcut haliyle fiilin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 102/1. maddesinde yer alan cinsel saldırı suçunu oluşturup, anılan maddede öngörülen 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasının alt ve üst sınırları nazara alınarak mahkemece sanık hakkında teşdiden 3 yıl hapis cezası tayin edilmiş ise de, hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58. maddesiyle yeniden düzenlenen 5237 sayılı TCK'nın 102. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde "cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına hükmedileceğinin" kabul edilmesi karşısında anılan düzenlemenin lehe olduğu gözetilerek yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy