Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yapılan yargılama sonunda, atılı suçlardan mahkumiyetine dair Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.01.2018 gün ve 2017/421 Esas, 2018/31 Karar sayılı hükümlerin sanık müdafisi ile katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 09.01.2019 gün ve 2018/5872 Esas, 2019/106 Karar sayılı ilamı ile onama yönündeki kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2019 günlü, KD-2018/28622 sayılı itiraznamesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin iki ve üçüncü fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine dosya Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 09.01.2019 gün ve 2018/5872 Esas, 2019/106 Karar sayılı onama ilamı usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden Reddiyle, CMK'nın 308/2 ve 3. maddeleri uyarınca itirazın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2019 tarihinde üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yüksek Daire çoğunluğu ile uyuşmazlığımız suçların sübutuna ilişkindir.
Yaşı küçük mağdure ... evden kaçmasından sonra ...'un evinde bulunmuştur. Mağdure ilk alınan beyanında Yalçın ile rızasıyla cinsel birliktelik yaşadığını beyan ettiğinden, ... hakkında kamu davası açılmıştır. Bu davanın yargılaması sırasında sanık ... tarafından yazılan dilekçe ile mağdurenin ... ile de cinsel birliktelik yaşadığını bildirmesi ve mağdurenin de bunu doğrulaması üzerine suç duyurusunda bulunulmuştur. Bunun üzerine sanık ... hakkında kamu davası açılmış ve çocuğun cinsel istismarı ve alıkonulması suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir.
Sanık ... hiçbir aşamada suçlamaları kabul etmemektedir.
Tanıklar ... ve ...'de mağdurenin parkta otururlarken yanlarına ... ile geldiğini, mağdurenin ...'ın evinde kaldığını bildikleri sanık ...'le mağdurenin cinsel ilişkiye girmediğini bildiklerini söylemişlerdir.
Olayın üzerinden geçen süre, sanık ...'in suçlamaları kabul etmemesi ve tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yetecek kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilememiş, sanığın atılı suçları işlediği hususunda şüphe kalmıştır. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğinden itirazın kabulü yerine reddine dair verilen sayın çoğunluğun kararına iştirak etmiyorum.