Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama suçlarından sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102/2, 109/2, 109/5, 86/1, 87/3, 62/1. maddeleri gereğince 10 yıl hapis, 2 yıl 6 ay hapis ve 10 ay 25 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2015 gün ve 2015/64 Esas, 2015/258 sayılı Kararının Dairemizin 23.05.2016 gün ve 2016/1177 Esas, 2016/4967 sayılı ilamı ile onanması sonucu kesinleşmesini müteakip hükümlü tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin anılan mahkemenin 09.02.2018 gün ve 2015/64 Esas, 2015/258 sayılı ek kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
5271 sayılı ...nun 23/3. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hakim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanunun 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir” şeklindeki düzenlemeler karşısında, ilk kararı veren hakimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümde belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu sebeple adil yargılanma hakkının bir uzantısı olarak, olaya tamamen yabancı, farklı bir hakimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda ilk yargılamada görev alan mahkeme başkanı ... ve üye hakim ...'ın yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair kararda da görev almış olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.04.2019 günlü 94660652-105-34-2150-2019-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdi kılınmakla gereği görüşüldü:
Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, koşulları itibarıyla oluşmayan kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.