MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Irza geçme
HÜKÜM: Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınıp, tebliğnamede sanık olarak gösterilen ... ile ... haklarında kurulan hükümlerle ilgili kanun yoluna başvurulmadığı gözetilerek dosya tetkik edildi.
Mahkemece yapılan yargılamada suça sürüklenen çocuğun yokluğunda kurulan hükmün söz konusu tarihte başka suçtan dolayı cezaevinde hükümlü olduğu için tayin edilecek vasiye tebliği gerekirken doğrudan kendisine yapılan tebligatın usulsüz olması karşısında müdafi tarafından verilen temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Oluşa uygun kabule göre, suça sürüklenen çocuğun eyleminin zaman aşımı süresi yönünden lehe sayılıp 5237 sayılı TCK’nın 103/2, 103/3, 31/3. maddelerinde düzenlenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-c, 66/2. maddelerinde belirtilen 13 yıl 4 aylık asli dava zamanaşımı süresine tabi bulunduğu ve zamanaşımını son kesen 13.03.2001 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme tarihi arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 05.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy