MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdure Gülşah’ın yokluğunda kurulan hükümler ile kararın yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekil tarafından temyiz edildiğinden haberdar olmayıp, inceleme tarihi itibarıyla on sekiz yaşını bitirdiğinin anlaşılmasından dolayı vekil tarafından yapılan temyize muvafakati olup olmadığı hususunda ihtar şerhli gerekçeli karar tebliği yapılmasına dair Dairemizce verilen 22.12.2020 gün ve 2019/6845 Esas, 2020/6217 sayılı tevdi kararına istinaden dosyanın gönderildiği mahkemece usulüne uygun şekilde yapılan ihtar şerhli gerekçeli karar tebliğine rağmen mağdurenin anılan hükümleri temyiz etmemesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Katılan Bakanlık vekili ve sanık ile müdafisinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Sanığın aşamalarda birlikte kaldığı dönemde birden fazla cinsel ilişkiye girdiği mağdurenin kendisine on yedi yaşında olduğunu söylediği yönündeki savunması, mağdurenin beyanları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.