MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet, diğer atılı suçtan beraat
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi.
28.09.2020 tarihli duruşmada on beş yaşından büyük olan mağdurenin sanıktan şikayetçi olup, vekilin de sanığın cezalandırılması yönündeki beyanları karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 238/2. maddesi uyarınca mağdureye davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de, aynı Kanunun 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu ve mağdure vekilinin mahkemece verilen hükümleri temyiz ederek katılma iradesini ortaya koyup, mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdurenin katılan ve vekilin de katılan mağdure vekili olarak davaya katılmasına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre mahkemece kabul ve takdir kılınmış beraat hükmü usul ve kanuna uygun bulunduğundan, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdureyi öpmek amacıyla evine götürdüğünü belirten sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemini cinsel amaçla gerçekleştirmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 109/5. maddesinin tatbiki gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafisi ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.