(1086 S. K. m. 176) (3533 S. K. m. 4)
Dava: Davacı vekili tarafından edilerek dava dilekçesinde ada ve parsel numarası yazılı taşınmazın hazine adına tescili istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı hazine vekili tarafından istenilmekle dosya ve içersindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Anlaşmazlık hazine ile belediye arasında olduğuna göre 3533 sayılı yasa hükmü gereğince hakem sıfatıyla davaya bakılmak gerektiği gözönünde tutmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Kabule göre de; 1711 sayılı yasa ile değişik HUMK. nun 176. maddesinde adli ara vermede hangi ve işlerin görüleceği sınırlı olarak belirtilmiştir. 2613 sayılı kanunun uygulanmasından doğan kadastro davaları bunlar arasında yer almamıştır. Kadastro davalarının ivedi olduğu veya bu davaları adli ara vermede de bakılacağı veya basit yargılama usulüne bağlı bulunduğu yolunda yasal bir kural da yoktur. Ancak taraflardan birinin isteği üzerine mahkemece ivedi görülmesine karar verilirse o takdirde bu davalara adli ara vermede de bakılabilir. Olayımızda HUMK. nun 176. maddesinin 11. ve 12 bentlerinde yazılı bu koşullar bulunmamasına rağmen adli ara vermede bakılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Hükmün bozulması gerekir. Bozma sebebine göre de diğer yönlerin şimdilik incelenmesine mahal yoktur.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle hazine vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine mahal olmadığına 1.400 lira duruşma vekalet ücretinin karşı taraftan alınarak mümeyyiz hazineye verilmesine 13.12.1977 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy