(818 S. K. m. 213)
Dava: Taraflar arasındaki harici satışa dayanarak tescil istemi davasından dolayı mahalli mahkemesinden verilen hükmün; dairemizin 3.11.1977 gün ve 1977/5519-5497 sayılı ilamiyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla davacı vekilinin önceki temyiz incelenmesinin duruşmalı olarak yapılması isteğinin zuhulen gözden kaçtığı, dosyanın bu kez incelenmesiyle anlaşılmış olduğundan, duruşma isteğinin kabulüne ve dairemizin 3.11.1977 gün ve 1977/5519-5497 sayılı onama kararının kaldırılmasına ve dosyanın duruşmalı olarak yeniden incelenmesine karar verildikten sonra; dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü :
Karar: Davacıların dayandığı belgelerden biri, Karamürsel sınırları içindeki murislerinden intikal eden taşınmazlardaki tüm miras haklarının Emine'ye satışı için Fatma'nın davalılar tarafından vekil tayin edildiğine dair bir vekaletnamedir. Diğeri ise, satış bedelinin Emine adına Fatma'dan alındığına dair bir senettir.
Miras hakkı, muristen intikal eden taşınır, taşınmaz bütün mallardaki hakları kapsar. Yalnız taşınmazları için ve tek tarflı olarak düzenlenen bu belgeler MK.nun 612. maddesinde yazılı miras haklarının temlikine dair mukavele olarak nitelendirilemez. Bu itibarla konunun muristen intikal eden taşınmazladaki pay satışı yönünden incelemesi yapılmak ve buna göre bir sonuca varılmak gerekir. Tapuda kayıtlı bir taşınmazın harici satışı geçersiz olmakla beraber satış vaadinde bulunulması mümkündür. ancak; satış vaaddinin, de, noterlikçe ve satışı vaad edenle vaadi kabul edenin karşılıklı irade beyanlarını ihtiva eden sözleşme şeklinde düzenlenmiş olması icap eder. Sözü edilen belgeler bu nitelikten yoksun olduğundan buna dayanılarak tescil istenemez.
Tapu kayıt maliki Osman 1341 yılında öldüğünden onun mirası çocukları Hüseyin ve Ayniye'ye müşterek mülkiyet olarak intikal eder. Ayniye 16.2.1950 gününde öldüğünden Ayniye'nin miras iştirak halinde mülkiyet konusudur. Davalılar Ayniye mirascısı olduklarından iştirak halindeki paydaşlardan Fatma (Habibe)in davayı kabul etmiş olması buna ait miras payının iştirake dahil olmayan davacılar adına tesciline neden teşkil etmez.
Yine iştirak hali sebebiyle dava değerinin tamamı üzerinden kendisini vekille temsil ettiren Haydar lehine vekalet ücreti takdirinde de usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 1.000 lira duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılardan Haydar'a ödenmesine ve onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 27.6.1978 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy