(743 S. K. m. 642)
Davacı (M.A.) vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.12.1986 gününde verilen dilekçe ile şahsi hakka dayanarak tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 10.9.1987 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı (M.A.) vekili (...) tarafından istenilmekle (...) gereği düşünüldü:
Ankara 15. Noterliğince re'sen düzenlenen 9.11.1982 gün 28971 Y. Nolu inşaat mukavelesi ile yüklenici (C.T.)'ın, imarın 144 pafta, 1149 ada 35 parsel sayısında kayıtlı (H.A.)'a ait taşınmaza daire ve dükkân karşılığı inşaat yapmayı yükümlendiği, binayı yaptığı, 9.9.1983 günlü projeye istinaden söz konusu taşınmazda kat irtifakının kurulduğu, yüklenici ve arsa sahibinin kendilerine isabet eden dükkan ve daireleri sattıkları, yalnız 23 Nolu dükkanın (H.A.) adına kayıtlı durduğu, yüklenici (C.T.)'ın 27.12.1982 günlü harici sözleşme ile kendisine isabet eden dükkanın bodrumunu (M.A.)'a sattığı, satış bedelini aldığı, bu yerin davacı (M.A.) tarafından kullanıldığı ve bağımsız bölüm olarak tescilinin mümkün bulunmadığı; 6.12.1984 günlü tadilat projesi uyarınca binada değişiklik yapıldığı, bu değişiklikten ötürü arsa sahibinin yerinden 12,04 metrekare ve ortak yerlerden 13,68 metrekare olmak üzere toplam 25,72 metrekarelik kısmı yüklenicinin kendi yerine kattığı, arsa sahibi ve diğer kat maliklerinin yerleri küçüldüğü, vaki değişiklikten ötürü 6.12.1984 günlü tadilat projesine uygun biçimde kat irtifakının düzeltilmesi gerektiği dosya kapsamı, mahallen yapılan keşif ve uygulama, tanık sözleri ve uzman bilirkişi kurulu raporundan anlaşılmıştır. Dava konusu bodrumun davacı adına tescil edilebilmesi ve bağımsız bölüm haline getirilmesi; 6.12.1984 günlü tadilat projesine binaen binada yapılan değişiklikle yüklenicinin yerine 25,72 metrekare yer katılması, bu yüzden arsa sahibi ve diğer kat maliklerinin arsa paylarının küçülmesi karşısında, 6.12.1984 günlü tadilat projesine uygun biçimde kat irtifakının düzeltilmesi gerektiğine, bu işlerin yapılabilmesi için tüm kat maliklerinin katılması, onların rıza ve muvafakatleri alınması ile mümkün olacağına göre, bu hali ile davanın dinlenilmesi mümkün değildir ve reddi doğrudur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Usul ve Yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, şahsi hakka dayanılarak tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazda inşa olunan binanın tümünde kat irtifakı kurulduktan sonra onaylı tadilat projesine göre değişiklik yapılmış ve buna tüm malikler ile arsa sahibi rıza göstermişlerdir. Yapı kullanma izni de alınmıştır. Bu değişiklikten dolayı arsa sahibinin yerinden 12,04 ve ortak yerlerden 13,68 metrekare kesim alınarak yüklenicinin yerine katılmıştır. Tadilattan önceki kat irtifakı haliyle değişikliğe uğramak zorunluluğu doğmuştur. Bir başka deyimle kat malikleri ile arsa sahibinin yerlerinde belli ölçülerde küçülme olması doğaldır. Bu itibarla kat irtifakının düzeltilmesi gerekmektedir. O halde öncelikle tüm maliklerin davada yer almaları, özellikle onlara da husumet yöneltilmesi icabeder.
Davanın niteliği de göz önünde tutularak tescil istemi incelenirken maliklerin davaya dahil edilmeleri için davacı tarafa önel verilmeli, başlangıçta açıklanan tadilata karşı belirtilen rıza da nazara alınarak tescil ve tapu kaydında düzeltme yoluna gidilmelidir. Bu davada anılan hususun görülmesinde Yasaya aykırı bir yön yoktur. Bilirkişi raporunda belirtilen ve mümkün bulunmadığına değinilen hal de giderilmiş olur. Bu kanaat ve gerekçe ile kararın bozulması düşüncesindeyim. Davanın reddi cihetine gidilmesini doğru bulmuyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy