(743 S. K. m. 788) (818 S. K. m. 213)
Dava: Davacı Kostantinos vekili tarafından, davalı Osep aleyhine 15.4.1988 gününde verilen dilekçe ile ferağa icbar suretiyle tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 3.11.1988 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Osep tarafından istenilmekle; dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Beyoğlu İlçesi Hüseyinağa Mahallesi Sakızağacı Sokağı'nda kain ve tapu sicilinin 346 ada 12 parsel sayısında kayıtlı taşınmazda mevcut apartmanın 180/1548 arsa paylı 1, kat 2 nolu meskenin ferağa icbar suretiyle müvekkili adına tescilini istemiştir. Davalı ise, sözkonusu meskenin Selçuk'a 14 milyon liraya ipotekli olup borcunu ödeyemediğini, yeğeni olan davacının mezkür ipotek borcunu ödemeyi tekeffül ettiğini, bundan dolayı icra masrafı ve faiz de dahil olmak üzere 24.640.000 lira borcun teminatı olarak satış vaadi sözleşmesinin düzenlendiğini, 6 oda ve 2 salondan müteşekkil olan dairenin mevkii ve konumu itibariyle işyeri olarak da kullanılabileceğini, 250-300 milyon lira değerden olan bu yerin 24.640.000 liraya satılmayacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İstanbul 13. Noterliği'nce re'sen düzenlenen ve davaya dayanak yapılan 31.7.1987 gün ve 42064 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi Osep'in çekişmeli daireyi 24.640.000 lira karşılığında davacıya satışını vaad ettiğine, satış bedelinden 23 milyon liranın satıcıya ödendiğine, arta kalan 1.640.000 liranın altı ay içerisinde ödeneceğine ilişkindir. Aynı Noterliğin aynı gün bir yevmiye numara ara ile yapılan ve arta kalan satış bedeli ile ilgili olan heriki işlemdeki fark, calibi dikkattir. Ayrıca, Osep satış bedeline mahsuben 23 milyon lira aldığına göre, ipotek borcunu ödemesi iktiza eder. Buna rağmen adı geçenin borçlu olması hayatın olağan koşullarına ters düşmektedir. Satış vaadi sözleşmesinin düzenlenmesinden üç gün sonra davacı, Selçuk lehine olan ipoteği temellük etmiş ve bu husustaki tutanak müştereken imzalanmıştır. Davalı, diğer ipotek ve hacizle ilgili borçları ödediğini bildirmektedir. Bu hususlar üzerinde gerekli inceleme ve soruşturma yapılmamış, davaya etkileri araştırılmamıştır.
Öte yandan, Medeni Yasanın 788/2. maddesi hükmünce, borçlu borcunu ödemediği sürece alacaklıya taşınmazı temellük etme yetkisini veren her türlü işlem geçersizdir. Bu bakımdan, ipotek alacaklısı Kostantin'in işbu ferağa icbar suretiyle tescil davasının dinlenme olanağı yoktur.
Bu itibarla, satış vaadi sözleşmesinin karz akdinin teminatı olduğuna ilişkin savunma doğrultusunda tarafların delillerinin toplanması ve varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması, savunmanın sübut bulmaması halinde hükümde Medeni Yasanın 788/2. maddesinin gözönünde tutulması gerekirken eksik inceleme ve soruşturmaya istenaden yazılı şekilde davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 7.3.1989 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy