(743 S. K. m. 661)
Dava: Davacılar tarafından, davalı aleyhine 11.09.1987 gününde verilen dilekçe ile men'i müdahale istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.12.1987 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Elazığ Belediyesi'nce şehirden toplanan çöplerin 1800 Evler karşısı Sürsürü Mahallesi'nin güneyindeki Meryem Dağı eteklerine yol boyunca yaklaşık bir kilometre uzunluğunda rastgele döküldüğü, şehir merkezinden temizlenen hayvan leşleri, kemik, teneke, kağıt, şişe vs. gibi katı ve sıvı artıkların birikmesiyle oluşan yığınlar halindeki çöplerin rüzgar ve yağmur suyunun etkisiyle araziye yayıldığı, çöp dökülen alanın haşere, kara sinek, sivri sinek, fare ve kemiricilerin üreme ortamı olduğu en yakın meskun mahalle 500, demir yoluna 700 m., en yakın davacı evine 1300 ve en uzak davacı evine 1800 m. mesafede bulunduğu, çöp alanından gelen koku ve haşereler nedeni ile etraftaki arazinin kullanılamaz hale geldiği, bu çöplükten sızarak gelen suların yer altı suyunu da kirleteceği, çöplerin muntazaman toplanarak en yakın meskun mahalden 4-5 kilometre uzaklıkta, yakmaya, ilaçlamaya elverişli bir tarafta yer seçimi yapılarak atılması gerektiği uzman bilirkişilerin ayrıntılı raporları ile saptanmıştır.
Belediye, belde halkına hizmet eden yetkili ve sorumlu bir müessesedir; hükmü kişiliği vardır. Belediye, amme hizmetinin işleyişinde yasa ve tüzüklerin öngördüğü istikamette gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Örneğin, bir alanı çöplük olarak kullanırken çevredeki unsurlara zarar vermemelidir. MK. nun komşuluk ilişkilerine dair hükümlerinin gerektiğinde kullanılması belediye ile davacılar arasında söz konusu olabilir. Bir başka deyimle, belediye ile özel kişiler arasında özel hukuk ilişkileri olabilir. Bu konuda olayımızda da olduğu üzere MK. nun hususi hükümlerinin tatbik yeri vardır. Davacılar, intizamsız çöp döküşün ve tedbir alınmamasının husule getirdiği zararın izalesini ileri sürülebilir ve isteyebilirken işin icabı çöp dökme faaliyetinin önlenmesine müncer olarak hukuki sonuçlar doğabilir. Davacılar sözü edilen zararın giderilmesi için çeşitli yollara başvurmuş, bir sonuç alamamışlardır. Bu kez adli yargı yerine müracaat ile konuyu men'i müdahale ve muaraza açısından ortaya getirmişlerdir. Davanın idari yargı yerinde görülmesi söz konusu olamaz. Dava kanıtlanmıştır.
Sonuç: Yukarıda gösterilen nedenlerle temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 16.06.1989 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, kentin çöplerinin döküldüğü yerde koku meydana geldiği, haşarat ürettiği, sağlığa zararlı durum yaratıldığı ileri sürülerek davalı belediyenin bunu önlemesi ve çöpün dökülmesine engel olunması isteğine ilişkindir.
Mahkemece, yerinde görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Belirlemelere göre, bütün bir kentin çöplerinin döküldüğü yer geniş bir alan kaplayıp davacıların evlerine 1300-1800 metre mesafede bulunmaktadır. Bütün bir çevrenin sağlığının korunması söz konusudur. Olayı itibariyle Medeni Kanunun komşuluk hukukuna ilişkin 661. maddesi hükmünün uygulanması ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Doğrudan davacılara yönelik bir zarar mevcut değildir. Belediye hizmetinin kusurlu olarak yürütülmesinin durdurulması, çevre sağlığını önleyici tedbirlerin alınması adliye mahkemesinden istenemez. Bir başka deyimle doğrudan kişiye yönelik bir zararlandırma olmadıkça idareyi zorlayıcı nitelikle karar verme görev ve yetki adli yargıya ait değildir.
Açıklanan nedenlerle hükmün onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy