(818 S. K. m. 125) (743 S. K. m. 2) (3402 S. K. m. 13/B-b)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.10.1988 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine ve zilyedliğe dayalı tapu iptali ile tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; zamanaşımı geçtiği nedeniyle davanın reddine dair verilen 26.12.1990 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Dava, şahsi hakka dayalı tapu iptal ve tescil isteminden ibarettir. 14.4.1961 tarihli tek taraflı beyanla satıcı taşınmazı sattığını ve de teslim dahi ettiğini açıkça beyan etmiştir. Alıcı, 1961 yılından beri satın alma yolu ile taşınmaza zilyettir. Bundan epey süre geçtikten sonra 1981 yılında bölgeye tapulama gelmiş, taşınmazlar malik adına tapulanmıştır. Bu hali ile davacı tapulamaya tekaddüm eden bir sebebe dayanarak tapulamadan itibaren 10 yıl geçmeden 1988 yılında bu davayı açmış ve 3402 sayılı Yasanın 13/B-b ve son fıkrası itibariyle tescil istemiştir. Mahkeme zamanaşımından davayı reddetmiştir. Her şahsi hak genel olarak zamanaşımına tabidir. yalnız satıcı taşınmazı alıcıya teslim ettiği takdirde açılacak tescil davalarında zamanaşımı def'ini ileri sürmesi halinde bu defii artık iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğundan dinlenmemek gerekir. O nedenle bu davada mahkemenin zamanaşımı def'ini kabul ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Davanın esasına girilerek, yukarıda açıklanan hususlar da göz önüne alınarak bir karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, harcın istemi halinde yatırana iade edilmesine, 8.2.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy