(743 S. K. m. 894, 895, 896, 897)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.3.1992 gününde verilen dilekçe ile zilyedliğin korunması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.12.1992 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Davalı taşınmazı davacıya satar ve ona teslim de eder. Davacı bu zilyet olduğu taşınmazı üçüncü kişiye kiraya verir. Davacı ile davalı arasındaki sözleşmelerden bu husus açıkça anlaşılmaktadır. MK.nun 894, 895, 896 ve 897 hükümleri mal üzerinde zilyetlikten başka hiçbir hakkı bulunmayan kimsenin zilyetliğini korumak üzere konulmuşlardır. Olayımızda; davalı, evi davacıya senetle satmıştır. Senette teslime dair sözler de vardır. Davacı burada satın aldığı yere ve muhdesata sahip olmuş, onu kiraya vermiştir. Burada zilyetliğin korunması hükümleri uygulanmaz. Davanın sebebi itibarı ile nizalı taşınmazın değeri tespit edilmeli, mahkemenin görevli olup olmadığı üzerinde durulmalı ve yukarıda yazılanların ışığı altında bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde iadesine, 4.11.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy