(743 S. K. m. 671)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 8.9.1993 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine, yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.3.1995 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, geçit hakkı tesisi isteğine ilişkindir. MK'nın 671. maddesinde, genel yola çıkmak için yeterli bir yolu bulunmayan taşınmaz sahibinin tam bir bedel karşılığında komşularından kendisine uygun bir yerin bırakılmasını isteyebileceği öngörülmüştür.
Davacılar, 124, 125 ve 129 parsel numaralı taşınmazları lehine davalıların 132 parsel numaralı taşınmazı üzerine geçit hakkı kurulmasını istemiş; mahkeme, davayı kabul etmiştir.
Davacının anılan parselleri davalıların 132 parsel sayılı taşınmazı ile sınırdaş değildir. Arada 145 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu krokisinde gösterilmiştir. Kurulacak geçit hakkının kesintisiz olarak genel yola kadar devamının temini gerekirken bu husus gözardı edilerek 145 parsel sayılı taşınmaz maliki davada yer almadan ve bu parselden başlayacak bir geçit hakkı tesisi gerekirken yazılı şekilde bu parsel atlanarak sonraki davalılara ait 132 parsel aleyhine davanın kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan geçit hakkı davalarında leh ve aleyhie bir hak kurulan taşınmaz sahiplerinin tamamının davada yer alması gerekir. 132 parsel sayılı taşınmazın maliklerinden Ö. davada yer almamıştır. Müşterek maliki olduğu taşınmaz üzerinde Ö. davalı olarak gösterilmeden geçit hakkı tesis olunamaz.
Ayrıca geçit haklarının taşınmazın ekonomik bütünlüğünü bozmayacak şekilde kurulması gerekirken davalılara ait 132 parsel sayılı taşınmazı ikiye bölecek şekilde davanın kabulü de keza yanlıştır.
Lehine geçit hakkı tesisi istenen 129 parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde yol bulunduğu pafta ve krokisinden anlaşıldığı halde bu taşınmaz lehine de davanın kabulü yerinde bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 2.10.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy