(634 S. K. m. 10, 12, 14)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.6.1996 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.3.1997 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: 14/1120 pay davacının, 14/1120 pay da davalınındır. Davacı bu paya karşılık öncepheden stadyuma bakan 3. kattaki daireyi satın altığını söylemiştir. Fakat kendisine satın aldığı ön cephedeki stadyuma bakan daire değilde, kat irtifakı kurulurken yanlışlıkla doğru taraftan yer verildiğini iddia edip satın aldığı dairenin kat irtifakı kurulurken davalı Mevlüt'e verildiği sebebiyle davalının kat irtifaklı bağımsız bölümünün iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Mahkeme; davayı kabul etmekle yetinmeyip ayrıca davası olmadığı halde davalıya da davacının üzerindeki dairesinin intikalini sağlar şekilde hüküm kurduğu görülmüştür. Davalı, hükmü temyize getirmiştir.
Kat irtifakı kurar iken davacının yetkili vekili imzası ile diğer bağımsız bölüm maliklerinin müşterek imzalarını havi dilekçe ile kat irtifakının kurulduğu anlaşılmıştır. Tarafların iradelerini gösteren bu evrakta, davacıya payına karşılık hangi dairenin verileceği kararlaştırılmış ve buna göre de kat irtifakı kurularak davacıya bağımsız bölümü verilmiştir. Davacının vekilinin imzasını havi irtifak dilekçesinde istediği yer kendisine verildiğine göre sonradan vaki bu değişikliğe değer vermek gerekir. Bu yön gözetilmeden satın alırken vaki harici sözleşmeye değer verilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir. Çünkü, kat irtifakı bütün paydaşların müşterek imzaları ile kurulurken kimin hangi daireye sahip olacağı belirlenmiştir. Bu belirleme bir bakıma ihtilafı çözen toplu akittir. Buradaki yanılgı diğer tarafın da yanılgısını gerektirir. Oysaki, imza ile bu yön aşılmıştır. Ayrıca, davalının davası olmadığı halde ona da davacının karara göre eski dairesinin verilmesi de yerinde görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 7.10.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy