(818 S. K. m. 18, 213)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.8.1996 gününde verilen dilekçe ile alıcının temerrüdü ve imkansızlık nedeni ile sözleşmenin feshi, karşı davada ise satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; sözleşmenin feshi davasının kabulüne, karşı tescil davasının reddine dair verilen 26.6.1997 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne tebliğ gideri verilmediği için duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Dava, satış vaadi sözleşmesinin feshi karşı dava ise bu sözleşmeye dayalı tapu iptali ve tescil isteğinden ibarettir.
Mahkemece dava kabul edilmiş, karşı davanın ise davalının bedeli dava tarihindeki rayiç bedelden ödemeyi kabul etmemesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Eldeki davanın dayanağı BK.nun 18. maddesine göre sözleşmeler ifayı sağlamaya yönelik şekilde yorumlanmalıdır. Sözleşmede ifrazı alıcının yaptıracağının hükme bağlandığı, ancak taşınmaz sit alanında olduğundan bu işlemin geciktiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Taşınmazın sit alanında bulunması yapılaşma yönünden bir engel teşkil eder. Bu durum satışı engelleyici bir nitelik değildir. Kaldı ki davanın devamı sırasında 10.6.1996 tarihinde ifrazın alıcı tarafından sağlanıp 17.2.1997 tarihinde ise satış bedelinin yine alıcı tarafından mahkeme veznesine depo edildiği görülmüştür.
Bu durumda sözleşmenin feshi davasının reddi ile tapu iptali ve tescile ilişkin karşı davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde aksine karar oluşturulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 09.02.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy