(818 S. K. m. 213) (1512 S. K. m. 89)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 10.10.1995 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 17.9.1998 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 16.3.1999 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av.Burhanettin ..... ile karşı taraftan Hazine vekili Av.Altan ..... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, konusu taşınmaz 17.10.1932 tarih 22 numaralı tapu ile iskanen İskender oğlu Hüseyin adına tescil edilmiştir. Veraset belgelerinden anlaşıldığına göre kayıt malikinin 1954 senesinde çocuksuz ölümü ile mirası karısı Muhtediye ......'a kalmıştır. Karısı Muhtediye ise Borçlar Kanununun 213 nci maddesinde ve Noterlik Kanununun 89.maddesinde açıklanan koşullara uygun olarak düzenlenmiş 22.5.1962 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davacılar murisine satış vaadinde bulunmuştur. Satış vaadi borçlusu Muhtediye'nin 1972 senesinde ölümü ile mirası Hazine'ye kalmıştır. Bu arada 1978 senesinde 766 sayılı yasa uyarınca gerçekleştirilen tapulama tespitinde taşınmaz tapu kayıt maliki adına tespit görmüş, Hazine'nin; bu tespit aleyhine son mirascının Hazine olması nedeniyle Tapulama Mahkemesinde açtığı dava, davanın ölü kişi aleyhine açılması nedeniyle reddedilerek taşınmaz 2.10.1987 tarihinde hükmen İskender oğlu Hüseyin adına tescil edilmiş, bilahare Hazine son mirascının Hazine olduğuna dair veraset belgesi sunarak 15.7.1988 tarihinde taşınmazın Hazine adına intikalini gerçekleştirmiştir.
Şimdi satış vaadi alıcısının mirasçıları eldeki dava ile satış vaadi sözleşmesine dayanarak tapu iptali ve tescil istemektedir.
Mahkeme; veraset belgesinden kayıt malikinin son mirasçısının Hazine olduğunun anlaşıldığını belirterek davanın reddine karar vermiş, hükmü; davacılar vekili temyize getirmiştir.
Dava tapulama öncesi nedene dayanmakta olup taşınmazın 2.10.1987 tarihinde tescilinden sonra 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmıştır.
Mirasçılık belgesine göre hali hazırda kayıt malikinin son mirasçısı Hazine bulunuyorsa da mirasçılık belgesinin içeriğinde de vurgulandığı üzere, kayıt malikinin 1954 senesinde ölümü ile mirası Muhtediye'ye kalmıştır. Sonradan Muhtediye'nin ölümü (1972 senesinde) ile Hazine, kayıt maliki Hüseyin'in mirasçısı olmuştur. Dolayısıyla bu arada kayıt malikinin ilk mirasçısı Muhtediye'nin kendi mirascılık döneminde (25.5.1962 tarihinde) davacılar murisine yapmış olduğu satış vaadi sonradan mirasçılık sıfatını kazanan Hazine'yi bağlar. Bu husus nazara alınmadan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazları- nının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 6.000.000 lira duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 16.3.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy