(743 S. K. m. 683)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.6.1995 gününde verilen dilekçe ile suya ve meraya müdahalenin men'i, tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; meraya müdahalenin men'i talebinin reddine, suya müdahalenin men'i talebinin kabulüne, tazminat isteğinin reddine dair verilen 30.12.1997 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 12.5.1998 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı Hasköy Muhtarı Nazım ... ile vekili Av. Murat ... ve karşı taraf vekili Av. A. Tarhan ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dosya kapsamına, toplanan kanıtlara göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince:
Civar köy halkından seçilmiş yerel bilirkişiler ile tanıkların anlatımlarından nizalı yerin davacı Hasköy'e ait kadim yayla olduğu, yayla dönemi bitip Hasköy'ün çekilmesinden sonra bazı çevre köy halkının bu arada davalı Gözeler Köyü halkının gelip bu yayladan davacı Hasköy'ün müsamahası ile yararlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda kadim yararlanma hakkı davacı Hasköy'de bulunduğundan, onun müsamahası ile yayla döneminden sonraki kullanımı davalı köye üstün bir hak sağlamayacağından ve davaya verilen yanıtta davacı köyün kadim hakkına açıkça karşı çıkılması başlı başına sataşmanın varlığını ortaya koyduğundan davacının kadim yararlanma hakkına davalı köy tarafından vaki elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken meraya müdahale olmadığından bahisle bu husustaki talebin reddi doğru görülmemiştir.
Öte yandan bu nizalı yayla içinden çıkan genel sudan da davacı köyün kadim yararlanma hakkı bulunduğu mahalli bilirkişi ve tanıkların anlatımlarından anlaşılmaktadır. Hatta tanık İhsan ...'in keşifteki beyanına göre; gözenin bulunduğu yerde evvelce bataklık gibi bir su olduğu, buna Hasköylülerin kazarak iyice yer yüzene çıkardıkları anlaşılmaktadır. Teknik bilirkişi raporlarından da; nizalı su ile birlikte davacı köyün diğer su kaynaklarının davacı köyün su ihtiyacını bütünüyle karşılamaya yetmediği anlaşıldığından kadim hak sahibi olan Hasköy'ün su ihtiyacını ancak karşılayacak miktarda olan suya da davalının müdahalesinin önlenmesine karar vermek gerekirken tarafların birbirlerinin kadim kullanma haklarına müdahalelerinin men'ine denmek suretiyle talep ve dava olmadan davacı aleyhine hüküm kurulması, ... yaz dönemi dışında suyun davacı köy tarafından kullanılmasına, tarafların mera ve yayla dönemlerinde suyun kaynağından serbest bırakılmasına denmek suretiyle oluşa ters ve infazda sorun yaratacak biçimde hüküm tesisi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 1) Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
2) Yukarda 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yatırılan temyiz harcının istek halinde iadesine, 6.000.000 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine 09.07.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy