(743 S. K. m. 34) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26) (5253 S. K. m. 5)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 4.6.1996 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 4.12.1997 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vakıf vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Dernek, kendisine tahsis edilen arsa üzerine inşa ettiği cami ve külliyesine ait taşınmazın zuhulen davalı Vakfa, diğer davalı Belediye tarafından 21.7.1993 tarihinde tapudan satıldığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil istemiş, davalı Belediye iddiayı doğrulamış, davalı vakıf, iktisabının resmi şekle dayandığı gerekçesiyle davanın reddini savunmuş, mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, davalı tapu maliki vakıf hükmü temyiz etmiştir. Tapulu taşınmazların devri, medeni kanunun 634, borçlar kanununun 213, ve 2644 sayılı tapu kanununun 26. maddesi gereğince resmi sözleşme ile yapılmak gerekir. Davalı vakıf, dava konusu taşınmazı resmi şekle uygun olarak iktisap etmiş olup, davacı derneğin tescile dayanak teşkil edecek resmi şekle uygun belgesi olmadığı gibi 3402 sayılı kadastro kanunun 16/A maddesinde ... cami ve benzeri hizmet malları... kayıt belge ve özel kanunlarına göre Hazine, kamu kurum ve kuruluşları ile Belediye, Köy veya mahalli idare birlikleri tüzel kişiliği adlarına tespit olunacağı belirtildiği gibi 2908 sayılı Dernekler Kanunun 64. maddesinde derneklerin taşınmaz mal edinmeleri ikametgahları ile amaç ve faaliyetleri için gerekli olanlarla sınırlandırılmıştır. Dava konusu taşınmaz dernek tarafından amaçları doğrultusunda cami ve eklentilerinin yapımına tahsis edilmiş ve inşaat tamamlanmıştır. Bundan sonra derneğin, tamamlanan caminin ve külliyesinin mülkiyetini kazanması mümkün değildir. Derneklere Kamu Malları üzerinde mülkiyet hakkından doğan tasarruf imkânı verilemeyeceği gibi Dernekler Kanunun 5. maddesinde sayılan ilkelerle de bağdaşamayacağından, bilerek ve isteyerek vakfa tapu verildiğinden davanın kabulüne dair hüküm kanuna aykırı olup bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı vakıf vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine 14.4.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy