(743 S. K. m. 612)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.3.1997 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 24.12.1997 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 2.6.1998 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. Yücel ... ile karşı taraf vekili Av. Mevlüt ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Dava; miras payının devrine ilişkin sözleşmeye dayanılarak iptal ve tescil isteminden ibarettir. Mahkeme; tüm mirasçıların katılımıyla bir miras taksim sözleşmesi yapılmadığının, taraflar arasında geçerli bir satış vaadi sözleşmesi de bulunmadığının anlaşıldığını belirterek davanın reddine karar vermiş, hükmü; davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu daire Mustafa ... adına tapuda kayıtlıdır. Dosyaya sunulan mirasçılık belgesinden davacının da, davalının da kayıt maliki Mustafa ...'nin mirasçıları olduğu anlaşılmaktadır. Medeni Kanunun 612. maddesi uyarınca; miras paylarının temliki için mirasçıların birbirleriyle yapacakları sözleşmeler yazılı olmak koşulu ile geçerlidir.
Davacının dayanağı miras payının temlikine dair adiyen düzenlenmiş 20.8.1992 tarihli protokol anılan madde hükmüne göre geçerli bulunmaktadır. Bu durumda miras şirketine üçüncü bir kişi girmiş olmayacağına ve iştirak hali de bozulmayacağına göre sözleşmenin ifa olanağı da vardır. Her ne kadar anılan protokolde temellük edenin imzasının bulunmadığı, ona vekaleten Aydın ... isimli bir şahsın imzasının bulunduğu, bu şahsın ise protokol tarihinde davacıdan almış olduğu geçerli bir vekaletnamesi bulunmadığı savunulmuş ise de; temellük edenin kabulü senedin alınması ile zımnen de yapılabileceğinden geçerli bulunan temlik senedi uyarınca davanın kabulü gerekirken aksine düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 9.000.000 lira duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 02.06.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy