(743 S. K. m. 650)
Dava: Davacı (k. davalı) vekili tarafından, davalı (k. davacı) aleyhine 30.5.1997 gününde verilen dilekçe ile MK. nun 650 maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil, karşı dava olarak da 12.9.1997 tarihli dilekçede ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; ilk davanın kabulüne, karşı davanın da reddine dair verilen 18.3.1998 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı (k. davacı) vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, malikinden satın alıp üzerine bina yaptığı taşınmazın kadastro çalışmaları sonucu davalı adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek MK. nun 650. maddesi gereğince tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuş, karşı dava ile de elatmanın önlenmesi ve kal istemiştir.
Mahkemece, dava konusu yerin öncesinde de tapulu olduğu, davalı idarenin kendi tapusu kapsamında kalan yeri duvarla çevirdiği, davacının bu duvar dışında binasını yaptığı ve iyi niyetli olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyize getirmiştir.
Dava, MK. nun 650. maddesi uyarınca temliken tescil istemine ilişkindir. Anılan maddeye göre kendi malzemesi ile başkasının taşınmazı üzerine iyi niyetle bina yapan kişi, bina değeri zemin değerinden açıkça fazla ise bedeli karşılığı yerin kendisine verilmesini isteyebilir. Genellikle taşınmazın mülkiyetinin kendisine nakledileceğine samimiyetli inanan satış ya da benzeri sözleşmenin tarafının şekil noksanlığı veya başka nedenlerden tapunun kendisine verilmemesi, cayılması durumlarında taşınmaz üzerine bina yaptığından iyi niyet yani sübjektif koşul var sayılır. Ancak iyi niyetli muhtesat sahibi bu hakkını sözleşmenin diğer tarafına karşı kullanabilir.
Somut olayda, davacı dava konusu taşınmazı dava dışı üçüncü kişiden satın almış ve kadastro çalışmaları sonucu satın aldığı yer davalı adına tescil edildiğinden mülkiyet satıcı tarafından kendisine nakledilememiştir. Alıcı davacı iyi niyetli bina yapmasına ve bina değerinin zemin değerinden yüksek olmasına rağmen, MK. nun 650. maddesine dayalı istemini üçüncü kişi durumundaki davalıya karşı yöneltmiştir. Bu durumda davalıya karşı iyi niyet iddiası ileri sürülemeyeceği ayrıca kamu hizmetine tahsis edilmiş taşınmazlara karşıda temliken tescil isteminde bulunamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde ilk davanın kabulüne, karşı davanın da reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 22.06.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy