(818 S. K. m. 162)
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 4.9.1998 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.4.1999 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar
Davacı, yüklenici Ali İlhan ile davalının miras bırakanı E. Dağman arasında yapılan eser sözleşmesi uyarınca inşaat yapılan binada yükleniciye ayrılan bağımsız bölümlerden davaya konu olanını harici sözleşme ile yükleniciden satın aldığını, davalının miras bırakanı E. Dağman'ın yükleniciye satış yetkisini içerir vekaletname verdiğini, ancak yüklenicinin işlerinin bozulması nedeniyle başka yere gitmesi, E. Dağman'ında ölmesi nedeniyle satın aldığı bağımsız bölümün tapusunu alamadığını, E. Dağman mirasçılarından dava dışı S. Ünver'in bağımsız bölümde kendisine isabet eden hisseyi tapuda devrettiği halde, davalının kendisine düşen hisseyi ferağa yanaşmadığını ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümün davalı adına olan tapusunun iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; Hükmü, davalı vekili temyize getirmiştir.
Dava, kişisel hakka dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, yükleniciden eser sözleşmesi uyarınca payına düşen dairelerden birini satın almıştır. Yüklenici, payını Borçlar Kanununun 162. maddesi uyarınca davacıya temlik etmiştir. Kural olarak yüklenici ve arsa sahibi kat karşılığı inşaat yapılması hususunda anlaştıklarında ve anlaşma koşulları yerine getirildiğinde yüklenici kişisel hak kazanır. Bu kişisel hakka dayanarak yüklenici arsa sahibinden inşaat anlaşması uyarınca kendisine bırakılan bağımsız bölümlerin mülkiyetlerinin adına nakledilmesini isteyebilir. Ya da Borçlar Kanununun 162. maddesi ve onu izleyen maddeleri hükmünce yazılı olmak koşulu ile arsa sahibinin onayını almaya gerek görmeden söz konusu kişisel hakkını üçüncü kişiye temlik edebilir. Yüklenici edimini yerine getirdiğinde üçüncü kişi yüklenici ve arsa sahibine karşı temellük ettiği kişisel hakkını ileri sürme olanağına sahiptir.
Davacıda temellük ettiği bu kişisel hakkına dayanarak tescil isteminde bulunmuştur.
Somut olayda, Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar üzerinde durulmamıştır. Öncelikle, tüm binanın ve bağımsız bölümlerin tamamen yapılıp yapılmadığı, varsa eksikliklerin kalem kalem nelerden ibaret olduğunun, bu noksanlıkların binanın tamamının bitmesi durumu gözetilerek yüzde kaça tekabül ettiğinin bilirkişilere tespit ettirilip açıklattırılması gerekir. Bu saptamadan sonra da, noksan işlerin ya yüklenici tarafından, onun olmaması veya yüklenmemesi halinde akdi halefleri tarafından yerine getirilip getirilemeyeceği üzerinde durulup, haleflerinin bu noksanlıkları gidermeleri veya tahammülü mümkün çok cüzi bir oranda eksiklik tespit edilmesi halinde bunun karşılığının yüklenicinin haleflerinin ödemeleri halinde tescil isteme hakkının oluşacağı gözetilerek bir karar verme yolu tercih edilmelidir. Bu yönler gözetilip yüklenicinin kişisel hak kazanıp kazanmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy