(743 S. K. m. 668)
Dava:Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 4.7.1997 gününde verilen dilekçe ile su geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.6.1998 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne kara verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar, 931 sayılı parsellerine davalılara ait 917 sayılı parselden mecra hakkı istemişler, Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hükmü taraf vekilleri temyize getirmiştir.
Davacılar, davalıların rızası ile eskiden beri kullandıkları 917 parselden mecra hakkı istemiş mahkemede 917 parseli ikiye bölecek şekilde mecra hakık tesis etmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarında 931 parselin doğusundaki akanalın drenaj kanalı olduğu ve sulama işinde kullanılmasının mümkün bulunmadığını, drenaj kanalının doğu tarafındaki D.S.İ. kanalından ise ancak drenaj kanalının üstünden geçirilecek borularla mümkün olacağını, bunun ise çok masrafı olduğunu bildirmişlerdir. Davalı tarafça 20.7.1998 tarihinde yaptırılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda ise 931 sayılı parselin halen drenaj kanalından (kalabaklı çayı) motopompla ve doğudaki D.S.İ. kanalından boru döşenerek sulandığı saptanmıştır.
MK. 668. maddesinde "Gayrimenkul sahipleri yapılacak zarar tamamiyle ve peşin tazmin olunmak şartıyla mülkünün altından veya üstünden su yolu... geçirilmesine, bunların başka yerden geçirilmeleri imkansız olur veya çok fazla masrafı mucip bulunur ise, müsaade etmeğe mecburdur" hükmü yer almaktadır. Bu durumda yapılan keşiflerde 931 parselin doğusundaki drenaj kanalı ve D.S.İ. kanalının su almaya uygun olup olmadığı tereddüde yer vermeyecek şekilde uzman bilirkişilere inceletilmeli, masrafları tespit edilmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Ayrıca su yolu geçidi taşınmazı ikiye bölmeyecek şekilde verilmelidir. Davalı temyizi bu yönlerden yerinde görülmüştür. Davacı temyizine gelince; Mahkeme gerekçeli kararın hüküm kısmında ve kısa kararda davacılara ait 931 parsel lehine 917 parsel aleyhine geçit hakkı tesis edilmesi gerekirken parsel numaralarının yer değiştirilerek akrar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bu yöndende bozulması gerekmiştir.
Sonuç : Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyizlerinin kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), istek halinde temyiz harcının yatıranlara iadesine, 4.3.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy