(1086 S. K. m. 193, 432)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.3.1999 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerhi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 8.3.2000 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı dava ile satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh edilmesini istemiştir. Mahkeme satış vaadi sözleşmesinde belirlenen değerin 10.000.000.- TL. olması nedeniyle, 20.9.1999 tarihinde görevsizliğe ve istek halinde dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş, bu karar taraflarca temyiz edilmeyerek, 15.12.1999 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili, 17.12.1999 tarihli dilekçesiyle dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir.
Dosya bu şekilde kendisine gönderilen Sulh Hukuk Mahkemesi, görevsizlik kararının davacı vekilinin yüzüne karşı 20.9.1999 tarihinde verildiğini, bu tarihe göre 10 günlük süre geçirilerek görevli mahkemeye gönderilme talebinde bulunulduğunu belirterek davanın açılmamış sayılmasına karar vermiş, hüküm davacı tarafından temyize getirilmiştir.
HUMK.'nun 193. maddesinin 2. fıkrasında "Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırması zorunludur."; 3. fıkrasında ise, "Her iki halde, karara karşı temyiz süresinin sona erdiği veya Yargıtay'ın onama kararının tebliğ edildiği tarihten başlayarak 10 gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerektiği" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Görevsizlik kararları temyiz edilebilir. Temyiz süresi de mahkeme kararının taraflardan herbirine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar. ( HMUK.'nun 432/I. maddesi ) Görevsizlik kararları kesinleşmeden önce kararı veren mahkemenin gerçekten görevsiz ve görevsizlik kararında belirtilen mahkemenin gerçekten görevli olup olmadığı kesin olarak belirlenemeyeceğinden, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için bu yoldaki kararın kesinleşmesi gerekir. HUMK.'nun 193/3. maddesinde de zaten görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde belirlenen görevli mahkemeye gönderileceği belirtilmiştir. HUMK.'nun 193. maddesinin 2. ve 3. fıkraları birlikte değerlendirildiğinde, 2. fıkrada belirtilen "görevsizlik... kararı verilmesi üzerine" sözlerindeki tarihten amaçlanan, kararın kesinleştiği tarihtir. Somut olayda, Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen görevsizlik kararı 15.12.1999 tarihinde kesinleşmiş olup, 17.12.1999 tarihinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için yapılan başvuru süresinde olduğundan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.5.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy