(743 S. K. m. 668)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.3.1997 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı verilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.5.1999 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Necmiye, Saime ve Mehmet vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 158, 159, 160, 150, 151, 152, 153, 154, 148 ve 149 parsel sayılı taşınmazlarını sulayabilmek için 1272, 1273, 1274, 2311, 2312 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden mecra hakkı kurulmasını istemişler, 148 parsel maliki daha sonra davasından vazgeçmiştir.
Davalılardan, Ahmet Sever, Raziye Kaya ve İbrahim Ethem Demir bedelinin ödenmesi koşuluyla taşınmazlarından suyolu geçirilmesini kabul etmiş, davalı Saime Baş, Necmiye Yaranoğlu ve Mehmet Çakıcı ise davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, 1272, 1273, 1274, 2311 ve 2312 parsel sayılı taşınmaz üzerinden davacı taşınmazları lehine mecra hakkı kurulmasına ve mecra hakkı kurulan yer bedellerinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar Saime Baş, Necmiye Yaranoğlu ve Mehmet Çakıcı temyize getirmiştir.
Dava, Medeni Kanunun 668. maddesi uyarınca açılan mecra hakkı kurulması istemine ilişkindir. Anılan maddeye göre "Gayrimenkul sahipleri yapılacak zarar tamamıyla ve peşin tazmin olunmak şartıyla mülkünün altından veya üstünden su yolu, gaz ve elektrik boruları geçirilmesine, bunların başka yerden geçirilmeleri imkansız olur veya çok fazla masrafı
Mecra hakkı kurulması istemine ilişkin davalarda;
1- Öncelikle lehine, suyolu tesis edilecek taşınmazın suya ihtiyacının olup olmadığının saptanması;
2- Suyolu verilecek ise bunun çevrede su alma olanağı olan tüm alternatifler araştırılarak en kısa ve en az masrafı gerektirecek yerin taraf yararları da gözetilerek belirlenmesi bu yerin kullanım bütünlüğünün bozulmaması,
3- Üzerinden suyolu geçirilecek taşınmazın zararının tamamen ve peşin karşılanması,
4- Bu tür irtifak hakları taşınmaz lehine kurulacağından, birden fazla taşınmaz için suyolu veriliyorsa, bu taşınmazlar arasında da irtibatın sağlanması yeni tapuda taraflarca akdi ya da mahkeme aracılığıyla bunlar arasında da irtifak hakkı tesis edilmesi gerekir.
Somut olayda;
Davacı taşınmazlarının su ihtiyacı sabittir. Ancak, davacıların su alabileceği arklar saptanırken paftada mevcut davacıların taşınmazlarının doğusundaki yoldan sonra yer alan arktan su alma olanağının bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Davalı taşınmazlarının uğrayacağı zarar saptanmış ancak bu bedel peşin olarak mahkeme veznesine depo edilmemiş, sadece davacılardan alınmasına karar verilmiştir.
Lehine mecra hakkı kurulan taşınmazlar arasında mevcut mecra irtifakı olmadığı halde bu yön üzerinde de durulmamıştır.
Ayrıca, 158 parsel sayılı taşınmaz lehine kurulmuş bir mecra irtifakı olduğu halde yeniden bu taşınmaz lehine de hüküm kurulmuştur.
2312 ve 2311 parsel sayılı taşınmazların kullanım bütünlüğü bozulmuş, bu parsellerin sınırda suyolunu geçirme olanağı yok ise yer altından borularla su taşımasının mümkün olup olmadığı araştırılmamıştır.
Bilirkişilerce işaretlenen alternatiflerin maliyet hesabı ayrı ayrı belirlenerek, en az masraflı alternatif gösterilmemiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 05.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy