(1086 S. K. m. 222, 308, 314, 316, 317)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 17.6.1999 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı cebri tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 1. Yl .1999 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı cebri tescil istemidir.
Davalı duruşmada notere gitmediğini, satış vaadi sözleşmesi düzenlenmediğini, dayanılan sözleşmenin sahte ve imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur.
Mahkeme, sahtelik iddiasının H.U.M.K.'nun 316. maddesine göre sözlü olarak yapılamayacağını belirterek davanın kabulüne karar verıniş, hükmü davalı temyize getirmiştir.
Davacıların dayanağı 6.1.1982 tarihli satış vaadi sözleşmesi davacıların murisi ile davalı arasında noterde düzenlenmiştir. Davalı bu senedin sahte ve altındaki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur. Dava, Sulh Hukuk Mahkemesinde basit yargılama usulüne göre görülmektedir. Bir dava da ileri sürülen sahtelik iddiasının H.U.M.K.'nun 314, 317, 308 ve 222 maddelerine göre hadise şeklinde inceleneceği hükme bağlanmıştır. Davalı duruşma sırasında sahtelik savunmasında bulunduğuna göre bu husustaki tarafların gösterecekleri deliller toplanarak yapılan inceleme sonucu oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken buna uyulmaması;
Kabule göre de satış vaadi sözleşmesindeki alıcı Ahmet mirasçılarından Halisenin davada taraf olmadığı dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.2.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy