(3402 S. K. m. 12) (766 S. K. m. 31)
Dava: Davacı vekili tarafından davalı aleyhine 14.12.1998 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.10.1999 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Karar Dava, 14.6.1979 tarihli sulh anlaşması uyarınca tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkeme dava konusu taşınmazların tapulama tespitlerinin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık sükutu hak süresinin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar vermiş, hükmü davacı temyize getirmiştir.
Dava konusu taşınmazlardan 1457 numaralı parselin tapulama tespiti 19.8.1979 tarihinde, 1631 numaralı parselin tapulama tespiti de 7.9.1976 tarihinde yapılmış olup, davacı söz konusu tespitlerden sonra 14.6.1979 tarihinde gerçekleşen sulh anlaşmasına dayanmaktadır. Gerek 766 sayılı Tapulama Yasasının 31'nci maddesinde gerekse 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12'nci maddesinde 10 yıllık hak düşürücü sürenin tespitten önceki sebeplere dayanılması halinde uygulanacağı belirtilmiş olduğundan somut olayda ise davacı tespitten önceki nedene değil tespitten sonraki bir nedene dayanmakta olduğundan hak düşürücü süreden bahisle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.2.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy