(1086 S. K. m. 13, 76)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9.1.2001 gün ve 167309 sayılı tebliğnamesi ile HUMKnun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Bursa ili, Yıldırım ilçesi, 141 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde, satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa İlinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürselde açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMKnun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır, Resen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK. nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmi Gazetede yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy