(818 S. K. m. 67)
Dava : Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı ve ihbar edilen D... H... Bank vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı İ... A.Ş. iflas idaresi vek. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı bankadan kredi alan müvekkili şirketin davalı bankanın bankacılık faaliyetlerinin durdurulması üzerine kredi borcunu kapatmak için D... H...'a talimat vererek, hesabından davalı bankanın hesabına alacak geçirilmek suretiyle 522.222. Doların transfer edilmesini istediğini, talimat üzerine D... H...'ın 21.7.1994 tarihinde belirtilen meblağı İ... A.Ş. hesabına aktardığını, transferin aynı gün İ... A.Ş'ne bildirildiğini, davalı bankanın 25.8.1994 tarihli mesaj ile havaleyi kabul ettiğini, bunun üzerine D... H...'ın davalı bankadan olan alacaklarına karşılık, hesabına geçen parayı mahsup ederek İ... A.Ş.ne bildirdiğini, müvekkilinin söz konusu havale ile borcunun sona ermesine rağmen, davalı bankanın borcun devam ettiğinde ısrarlı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İ... A.Ş. vekili cevabında, davacı şirketin müvekkili bankaya 522.222 Dolar borcu bulunduğunu banka aracılığıyla veya doğrudan bir ödeme yapmadığını, D... H...'tan belirtilen meblağın müvekkili bankaya intikal etmediğini, davacının halen bankalarına borçlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, D... H...'ın davalı İ... A.Ş. hesabına transfer ettiği parayı kredi alacağına mahsup ederek davalı bankaya göndermediği, takas ve mahsup için davalı bankanın beyanı olmadığı, istek bulunmadan yapılan takas mahsup işlemi geçerli olmadığından, davacının borcunu ifa ettiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve ihbar edilen D... H... A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı firma, davalı İ... A.Ş'den kredi kullanmıştır. İ... A.Ş'nin bankacılık faaliyetinin durdurulmasından sonra, D... H...'a 8.7.1994 tarihinde talimat vererek, kendi hesabından İ...'ın hesabına borçlu olduğu miktarın geçirilmesini istediği, bu talimatı alan D... H...'ın 21.7.1994 tarihinde İ... A.Ş.ne gönderdiği faxla davacı A... A:Ş'nin kredi borcu ile ilgili olarak İ... A.Ş. hesabının alacaklandırıldığını İ... A.Ş.ne bildirdiği anlaşılmaktadır.İ... A.Ş. bu faks üzerine "eğer söz konusu tutar İ... A.Ş'ne aitse" banka şubesine havale edilmesini talep etmiştir.Davalı İ... A.Ş'nin bu beyanı havaleyi kabul olarak nitelendirilemez. Kural olarak ifa, alacaklının kendisine yapılmalıdır. Davacının transfer yetkisi verdiği D... H... havaleyi gerçekleştirmeyerek İ... A.Ş. ile aralarında daha önce mevcut bir hukuki ilişkiye dayanarak takas-mahsup yolunu seçmesi İ... A.Ş'ne ödeme yerine geçecek bir ifa olarak kabul edilemez.
Sonuç: Mahkemece, bu yönler gözetilerek davalıya yapılmış bir ifa bulunmadığının ... kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığından, göre, davacı ve ihbar edilen D... H... vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün, ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 97.500.000.TL duruşma vekalet ücretinin ihbar edilen D... H... ve davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 24.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy