(4342 S. K. m. 1, 3, 5, 8, 9)
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.5.1996 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal mera olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.3.2000 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı Hazine, 215 sayılı Parselin 1952 yılında tapulama tesbiti sırasında mera vasfı ile Belek Köyü Tüzelkişiliği adına tescil edildiğini, İmar uygulaması sırasında burasının mera vasfının kaybettirilerek Belek Köyü lehine özel mülkiyet oluşturulduğunu, 215 sayılı parselden imar sonucu oluşan parsellerin tapularının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkeme, nizalı yerin mera vasfını yitirmiş olması nedeniyle davanın reddine karar vermiş hükmü davacı vekili temyize getirmiştir.
Dava, mera iddiasına dayalı tapu iptal ve mera olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir. Dava konusu 215 sayılı parselin 28.5.1952 yılında düzenlenen Tapulama tutanağı incelendiğinde; vasıf hanesinde mera-tarla yazılı olduğu, tasarruf sebebi bölümünde, bu yerin Devletin Hüküm ve Tasarrufu altında bulunan hali yerlerden olduğu bu güne kadar köy merası halende tarla olarak kullanıldığı.... anlaşıldığından köy merası olarak köy tüzelkişiliği adına tesbitinin yapıldığı yazılıdır. Bu durumda tesbit tutanağında 215 parsel hakkında tarla, mera ve hali arazi olmak üzere üç nitelik belirtilmiştir. Bir taşınmazda üç niteliğin bir arada bulunması düşünülemez. Mahkemece yapılacak iş öncelikle taşınmazın vasfını belirlemektir. Bunun için de yöreyi iyi bilen yaşlı ve tarafsız mahalli bilirkişiler ve uzman bilirkişiler eşliğinde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın kadim kullanım şekli belirlenmelidir. Bu araştırma sonucu taşınmazın kamu merası olduğu anlaşılırsa 215 sayılı parselden imar sonucu oluşan tüm parsellerin tapu kayıtları dosyaya getirtilerek haklarında tapu iptali mera olarak sınırlandırma kararı verilmelidir. Eğer araştırma sonucunda Belek Köyünün özel mülkü olduğu anlaşılırsa davanın bu nedenle reddi gerekir.
Yukarıdaki hususlar düşünülmeden eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 04.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy