(2762 S. K. m. 29) (743 S. K. m. 754) (3402 S. K. m. 12)
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.1.2001 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.5.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı, paydaş olduğu 6 parsel sayılı taşınmazı üzerine davalı idare lehine tesis edilen ipoteğin kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece, 3402 sayılı yasanın 12/3 maddesindeki hak düşürücü süre geçtikten sonra tek taraflı idari işlemle ipotek tesis edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyize getirilmiştir.
Tapu kaydının incelenmesinden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere 1978 yılında kadastro girmiş, İnebey Vakfı şerhi işlenmeden tapu tesis edilmiştir. Sonradan Vakıflar İdaresinin başvurusu üzerine, vakıf şerhi terkin edilerek yerine 4.3.1997 tarihinde Vakıflar İdaresi lehine ipotek tesis edilmiştir. Davacı söz konusu bu ipoteğin kaldırılmasını istemektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1996/4-560 esas, 1996/784 sayılı kararına göre, 2888 Sayılı Kanunla değişik Vakıflar Kanununun 29.maddesi ve özellikle İcareteynli ve mukataalı vakıf taşınmaz malların taviz bedelleri mutasarruflarınca ödenip, mülkiyeti devralanlar için öngörülen 10ar yıllık sürelerin dolmasından sonra, mülkiyetin mutasarrufa geçeceği ve vakfın bu hakkı içinde, taşınmazın tamamı üzerinde ipotek tesis edilmiş sayılacağı ilgili yasa hükmü gereğidir. Hukuk Genel Kurulunun 19.9.1990 gün 312/415 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere taviz bedeli ödenmedikçe temliki tasarruf yapılamayacağına ilişkin takyit bir gayrimenkul mükellefiyetidir.
Yukarıda bahsedilen 2888 sayılı Kanunla değişik 29. maddenin getirdiği kanuni ipotek hakkı gayrimenkulu takip edeceğinden vakıf şerhi artık yasal bir takyittir. Vakıf şerhi yerine kaim olmak üzere ivaz bedeli karşılığı olarak tesis edilen ipoteğin niteliği itibarıyla, 3402 Sayılı Kanunun 12/3 maddesi bu tür davalarda uygulanmaz. Ancak; mahkeme kararı olmaksızın tek taraflı idari bir işlem ile vakıf şerhi tapuya işlenemeyeceği ve vakıf şerhi yerine kaim olmak üzere ipotek de tesis edilemeyeceğinden ipoteğin kaldırılmasına ilişkin karar sonucu itibarıyla doğru olduğundan, hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle; temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 30.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy