(743 S. K. m. 618)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.2.2000 gününde verilen dilekçe ile yola elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.3.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, genel yola davalının çit çekerek elattığını ileri sürerek bu elatmanın önlenmesini istemiştir.
Davalı, yola elatması olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dava konusu yolun çıkmaz yol olduğu, davacı taşınmazının sınırında yer alan kısma elatma olmadığı, davalının kendi taşınmazı sınırındaki yolu kapattığı, davacının genel yola ulaşımının engellenmediği bu nedenle de dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dava, genel yola elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda, yoldan yararlanan kişiler kullanımlarının engellenmesi halinde dava açma hakkına sahiptirler.
Somut olayda, dava konusu yer çıkmaz yol niteliğinde ve kamunun kullanımına açık bir alandır. Davalı tarafından yolun bir kısmı, kendi taşınmazı sınırında bulunduğu bu kısımda çıkmaz yolun sonu olduğu, buradan genel yola çıkılamayacağı gerekçesiyle kapatılmış ve kullanılmaktadır. Bu husus mahkemenin de kabulündedir.
Davalının yola elatması sabit olduğuna, elatılan yerin çıkmaz yol olması davacının buradan yararlanamayacağı anlamına gelmeyeceğine, yolun niteliğinin de sonuca etkili olamayacağına göre, davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle red kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde, yatırana geri verilmesine, 09.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy