(743 S. K. m. 935)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 4.11.1999 gününde verilen dilekçe ile tapuda anne ismi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.6.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapuda anne ismi düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı vekili temyize getirmiştir.
Davacı, malik olduğunu ileri sürdüğü 9458 parselin tapu kaydında Sultan yazılı anne isminin Elif olarak düzeltilmesini istemiştir. Dosya da mevcut Güngören Tapu Sicil Müdürlüğünün 3.7.2000 tarihli cevabi yazısına göre 9458 parsel, Abuzer ve Sultan oğlu 1948 doğumlu Adıyaman, Kahta-Huni 7 hanede kayıtlı Asım Yiğit adına tescillidir. Dava konusu taşınmazın satışına ilişkin 5.12.1968 tarihli resmi senede göre de, alıcının ibraz edilen 7.8.1960 tarih, 986738 numaralı kimlik belgesi itibariyle Abuzer ve Sultan oğlu 1948 doğumlu, Adıyaman-Kahta, Narınca Hun Köyü 32-20 hanede kayıtlı Asım Yiğit olduğu anlaşılmıştır. Kahta Nüfus Müdürlüğünden gönderilen nüfus kayıtlarına göre ise davacı Asım Yiğit'in, Abuzer ve Elif oğlu 12.3.1948 doğumlu, Kahta İlçesi Dumlu Köyü, Cilt:39, K. Sıra No:37'de kayıtlı olduğu görülmektedir. Şu halde mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Davacının nüfus kayıt bilgileri ile resmi senetteki alıcının nüfus bilgileri yazılmak suretiyle Kahta Nüfus Müdürlüğünden bu kayıtlar istenmeli, Abuzer ve Sultan oğlu 1948 doğumlu Asım Yiğit adlı bir kişinin bulunup bulunmadığı etraflıca sorulmalıdır. Gerektiği takdirde, taşınmaz başında yapılacak keşifte tanıklar dinlenip, taşınmazın davacıya ait olup olmadığı araştırılmalı, hatta resmi senette satıcı ve şahit olarak görülen kişiler de tanık olarak dinlenmek suretiyle ve davacının dava dilekçesinde gösterilen adresi ile nüfusa kayıtlı bulunduğu yer ve resmi senette yazılı köyde yeniden zabıta araştırması yaptırılarak gerçek malikin kimliğinin tespiti yoluna gidilmelidir. Tüm bunlardan sonra tapu maliki ile davacının aynı kişi olduğunun anlaşılması halinde mülkiyet nakline yol açmayacak şekilde karar verilmelidir.
Bu hususlar yerine getirilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yetersiz tanık beyanlarına istinaden yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin yerinde görülen temyiz isteğinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy