(743 S. K. m. 650, 651)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.3.1997 gününde verilen dilekçe ile tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 31.5.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının kendisine ait 48 parsel sayılı taşınmaza merdiven, depo, kümes ve samanlık yaparak elattığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve kal isteğinde bulunmuştur.
Davalı, kendisine ait 50 parsel ile davacıya ait 48 parsel sayılı taşınmazların öncesinde bir bütün olduğunu, ifraz ile ayrıldığını, merdiveni ifrazdan önce yaptığını, diğer taşkın yapıların kendisine ait olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taşkın merdivenin ifrazdan önce iyi niyetle yapıldığı, diğer yapıların davalı tarafından kullanıldığının da kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Yasalar ile güvence altına alınan mülkiyet hakkına elatma halinde, malikin bu elatmanın giderilmesini isteme hakkı da vardır. Mülkiyet hakkının kullanımının sınırları yasa ile düzenlenmiştir. Bu sınırlamalar dışındaki mülkiyet hakkına elatmaların giderilmesi zorunludur.
Somut olayda, davacı, davalının kendi taşınmazına depo, kümes, samanlık yaparak ve merdiven inşaa ederek elattığını ileri sürmüş, ne var ki taşkın merdiven dışındaki iddialarını kanıtlayamamıştır. Davalının binasının
merdivenlerinin davacı taşınmazına taşkınlığı sabit olduğuna göre bu yönden davanın kabulü gerekir. İnşaatın ifrazdan önce yada sonra yapılması, mülkiyet hakkına elatmanın niteliğini değiştirmez. Medeni Kanunun 650 ve 651 maddesinde düzenlenen temliken tescilin koşulları mevcut ise bina sahibinin bu yönde her zaman dava açma olanağı var ise de davalıya ait taşkın merdivenin anılan maddelerde düzenlenen yapı tanımına da uymadığı açıktır.
Mahkemece, açıklanan nedenlerle, davacının taşkın merdivene ilişkin isteminin kabulü gerekirken davanın tamamının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 27.12.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy