(743 S. K. m. 650, 655)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.9.2000 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.6.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 2617 parsel sayılı taşınmaz üzerine maliki davalının onayı ile ev yaptığını, kalan kısmı da iyi niyetli olarak bahçe haline getirdiğini ileri sürerek Medeni Kanunun 650. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, evin kendi haberi olmadan yapıldığını, kardeş oldukları için buna karşı çıkmadığını, evin bulunduğu yerin bedeli karşılığı ifraz ile davacı adına tescilini, olmadığı takdirde ev bedelini ödemeye razı olduğu savunmuştur.
Mahkemece, evin iyi niyetle yapıldığı, kalan kısmında iyi niyetli olarak bahçe haline getirildiği gerekçesiyle bedeli karşılığı tapunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dava, Medeni Kanunun 650 ve 655 maddeleri uyarınca tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Anılan maddeler uyarınca tapu iptali ve tescil isteyebilmek için bina ve dikilen ( sürekli kalmak amacıyla dikilen ) şeylerin değerinin zemin değerinden fazla olması ve bunların iyi niyetle yapılması gerekir.
Somut olayda, bina ve ağaç değerinin zemin bedelinden fazla olduğu sabittir. Binanın davalının savunması da nazara alındığında iyi niyetli
yapıldığının kabulünde bir usulsüzlük yoktur. Ancak, taşınmazın kalan kısmının bahçe haline getirilmesinde iyi niyet koşulunun bulunduğundan söz etmek mümkün değildir. Dosya içeriğine göre, davalının ağaç dikilerek bahçe haline getirilen taşınmazın kalan kısmını da davacının kullanımına terk ettiği davacının iyi niyetli olduğu kanıtlanamamıştır.
Mahkemece, açıklanan nedenle, dava konusu taşınmazın bahçe kısmının davalıya ait taşınmaza eklenerek, binanın bulunduğu yerin ifrazının mümkün olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 27.12.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy