(743 S. K. m. 661) (4721 S. K. m. 737)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.10.2000 gününde verilen dilekçe ile tapulu taşınmaza müdahalenin önlenmesi, kal ve pencerelerin ve balkonların kapatılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 6.12.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava müdahalenin önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, a) taraflar arasında önceden kesinleşen 1997/812 esas 1998/723 karar sayılı müdahalenin önlenmesi hükmüne göre davalılar adına kayıtlı 151 parsel üzerinde inşaa ettikleri 5 katlı binanın 9 sayılı parsele 0,19 metrekarelik tecavüzünün kal'ine, b) Davalıların 151 sayılı parsel üzerinde inşaa ettikleri 5 katlı binanın davacı 9 sayılı parsele bakan açık balkon çıkmaları ve pencere yerleri imara aykırı olduğu belirlendiğinden tuğla örülmek suretiyle kapatılmasına, c) Yağmur suyu borularının davacı 9 sayılı parsele tecavüzü bulunmadığı belirlendiğinden suluklarla ilgili talebin reddine, karar verilmiş, hüküm, her iki taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, kesinleşen men hükmü içeriğine göre 0,19 metrekarelik tecavüzün kal'ine dair verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan davalılar vekilinin hükmün bu bölümüne yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Ancak; bir inşaatın imar planına aykırı şekilde yapılması soyut olarak (sadece bu hali ile) komşuluk hukukuna aykırı davranma anlamında yorumlanamaz, (Hukuk Genel Kurulunun 11.11.1987 gün ve 1-148/823 sayılı kararı) bu nedenle davalı parsel içerisinde kaldığı belirlenen balkon çıkmalarının ve pencere yerlerinin imar yasasına aykırı olduğu nedeni ile kapatılmasına dair verilen karar da isabet bulunmamaktadır. Bu nedenle işaret edilen kısımlara yönelik hüküm bölümünün bozulmasına karar verilmesi uygun görülmüştür.
3- Davacı vekilinin temyizine gelince; Medeni Kanunun 661. maddesi gereğince taşınmaz maliki komşusuna zarar verebilecek her türlü taşkınlıktan kaçınmakla yükümlü kılınmış olup, davacı parseline bakan yağmur suluklarının, yağmurlu havalarda davacı parselini yürüyemez ve kullanılamaz hale getirdiği iddia edildiğine göre, bu konuda yeterli inceleme yapılarak, gerek görüldüğünde bilirkişi görüşünden de yararlanılarak davacının bu istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu yönde olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi yasaya aykırı olduğu gibi davalıların ördüğü zeminde yüksekliği 75. cm. olan duvarın davacılara ait 9 sayılı parsele tecavüzlü olduğu keşif ve fen bilirkişisi rapor ve krokisi ile açıkça tespit edilmesine rağmen bu konuda bir karar verilmemiş olması da yasaya açıkça aykırı olup hükmün bu yönden de bozulmana karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 2 numaralı bentte yazılı nedenlerden ötürü davalılar vekilinin, 3 numaralı bentte yazılı nedenlerden ötürü davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1 numaralı bentte yazılı nedenlerden ötürü de davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 11.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy