(4721 S. K. m. 1027)
Davacı, maliki olduğunu ileri sürdüğü 166 sayılı parselde sadece adının yazılı olduğunu belirterek, soy isminin "Güler" baba isminin "Mecit" ve doğum tarihinin de "1340" olarak yazılması suretiyle kaydın düzeltilmesini istemiştir.
Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı vekili temyize getirmiştir.
Dava, tapuda soy isim, baba ismi ve doğum tarihinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların edinimi sırasında tapuya malik isminin ve diğer nüfus kayıt bilgilerinin hatalı ya da eksik yazılmasından kaynaklanan bu tür davalarda düzeltme sonucu kayıt malikinin değişmemesi diğer bir anlatımla mülkiyet nakline sebebiyet verilmemesi gerekir. Yani, bu tür dava yolu ile tapu kayıtlarındaki malike ait nüfus bilgilerinde yanlışlık veya eksiklik olduğu takdirde bu kayıtların düzeltilerek nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesinin sağlanması amaçlanmıştır.
Dava konusu 166 parsel sayılı taşınmaz, tapulama tutanağına göre belgesizden zilyetliğe istinaden 1969 yılında 1341 doğumlu Hakkı adına tespit ve tescil edilmiştir. Tapu kayıtlarında bunun dışında bir nüfus bilgisi mevcut değildir. Davacı ise, Mecit ve Ayşe oğlu, 1340 doğumlu, Bingöl Merkez Yeşilyurt mahallesi 30 hanede nüfusa kayıtlı olup, bu haneye Solhan İlçesi Dilektepe köyü 20 haneden naklen gelmiştir. Davada sonuca ulaşabilmek için davacı ile tapu malikinin aynı kişi olduğunun tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması gerekir. Mahkemece bu yolda yapılan araştırma ve inceleme ise hüküm tesisi için yeterli değildir. Bu nedenle taşınmazın bulunduğu Yukarı Akpınar Köyü ile davacının nüfusa kayıtlı olduğu yerde aynı isimde ve 1341 doğum tarihli başka bir kişi bulunup bulunmadığı gerek nüfus kayıtları aracılığı ile ve gerekse yerinde detaylı şekilde yapılacak zabıta araştırması ile soruşturulmalı, gerekli görüldüğü takdirde mahallinde keşif yapılarak sağ ise tespit bilirkişileri, yoksa taşınmazı bilen yaşlı mahalli bilirkişi ve tanıklar dinlenmek suretiyle oluşacak duruma göre bir karar verilmelidir.
Bu hususlar yerine getirilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy