(4721 S. K. m. 747) (743 S. K. m. 671)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.3.2000 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 8.10.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Ahmet G. ve Zeki G. tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili 20.3.2000 tarihli dilekçesi ile 1635 sayılı parseli lehine 1628 ve 1629 sayılı parsellerden geçit hakkı tesisini istemiştir.
Davalılar, davacının 15 yıldan beri geçtiği yolunun olduğunu, beyanla davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava Medeni Kanunun 671. maddesine göre geçit hakkı tesisi isteğine ilişkindir. Medeni Kanunun 671. maddesinde bu hak mülklerin ve onlara giden yolların evvelki hallerine göre bu yolun nereden geçmesi gerekiyorsa oranın malikine ve icabında bu yolun açılmasından en az zarar görecek kişiye karşı harcı da verilmek suretiyle usulüne uygun açılmış bir dava ile kullanılır. Yolun saptanmasında iki tarafın menfaatleri gözetilir.
Somut olayda davacının yola ihtiyacı olduğu sabittir. Ancak genel yola bağlantı sağlayabilecek tüm alternatifler yeterince incelenmemiştir. Örneğin; dava dışı 1636 sayılı parselin batı sınırında sadece 4 adet ağacın olduğu belirtilmiş, ancak buradan geçit verme olanağı ve maddi boyutları mukayeseli bir biçimde incelenmemiştir. Ayrıca davalıların savunmasında belirttiği güzergah da araştırılmadan yetersiz inceleme eksik soruşturma ile verilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü il hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 8.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy